Amino asitler ve proteinler birbirleriyle kıyaslanamayacak kadar fazla farklılıkları vardır ancak ayrılmaz bir bütününde kuşkusuz en önemli ayrılmayan parçalarıdır. Amino asitler büyük bir protein molekülünün alt birimidir. Protein tükettiğinizde sindirim sisteminiz o proteini tek tek amino asit parçalarına böler ve hücrelerde bu bölünen amino asitler tekrar birleşerek yeni bir protein oluşturur. Amino asitlerin asli görevi ise proteinin en önemli oluşum taşları olmalarıdır ama  vücudumuzun diğer yerlerinde de önemli rol alabilirler.

Protein Tozu ile Amino Asit Farkı

 

Whey proteini, tanınan en yüksek oranda BCAA (Branched Chain Amino Acid: Dallı Zincirli Amino Asitler) ve esansiyel amino asitler (EAA) içeriği yüksek kaliteli bir proteindir. Peki neden ve ne için tek amino asit alıp aynı neticeleri elde edemiyoruz?

İlk başta kulağa mantıklı geldiği doğru. Ancak eğer whey proteini BCAA, EAA ve diğer amino asitlerden oluşuyorsa, yalnızca amino asit tüketerek ya da diğer amino asitleri tamamiyle bir kıyıya atıp yalnızca whey proteini tüketerek aynı neticeleri elde edebilirmişiz gibi duruyor. Ama aslında bu doğru değil; tam protein ya da amino asit veyahut bu amino asit içeriğine sahip gıdaları tüketen bireylerin hepsi değişik neticeler almaktadır.

Buna duruma benzer birkaç örnek ile özetleyelim. Whey proteininin hammaddesinin amino asitlerden oluştuğunu söylemek, siyah egzozu, siyah motoru ve siyah direksiyonu olan arabanın heryerinin siyah renkte olduğunu söylemek gibi bir şeydir. Ya da bir geminin su üstünde yüzmesi, geminin içersindeki insanların da yüzeceği manasına gelmemektedir. Whey proteini ve içersindeki amino asitleri benzetmekte tıpkı bu hallere benzemektedir. Konuyu daha iyi anlamak tarafından somut gösterebileceğimiz örneklere bakalım.

2006 yılının başlarında yaşlıların katılıp 2 grubun oluşturulduğu bir çalışmada, bir gruba 15 gr. esansiyel amino asitler (EAA) diğer bir gruba ise 15 gr. whey proteini (daha az EAA içermekteydi) verildi. EAA ve whey proteini alan her iki takımın kas kütlelerinde protein sentezlenme hızında olağan üstü artış gözlendi ama EAA alan takımda ki bu artış diğer gruba göre çok daha fazlaydı. EAA alan takım daha anabolikti, yani bu daha çok kas gerçekleştirdikleri manasına geliyordu. Whey proteininin bütün esansiyel amino asitleri içerdiğini düşünselerdi veya tek başına EAA almakla aynı tesiri göstereceğine inanıyor olsalardı, kesinlikle bu neticeleri elde edemeyeceklerdi.

Yaşlıları deneme tahtası olarak görmesekte yine yaşlılar üstünde oluşturulan bir başka incelemede 5 kişilik 3 gruba 15 gr. whey proteini, 6.72 gr. EAA ve 7.57 gr. esansiyel olmayan amino asitler verildi ve whey proteini alan grubta anabolik etkinin daha çok bulunduğu görüldü. Deney yapan uzmanlar whey proteininin vücuttaki kaslarda protein oranını çoğalttığını ve bunun içeriğindeki EAA’ların ötesinde bir durum oluştuğunu söylediler.

Kısacası;

Sonuç olarak aralarında gözle görülür ve anlaşılabilir farklılıklar olsa da protein ve amino asitler birbirlerine son derece bağımlıdırlar. Amino asitler olmadan, bedende maalesef protein üretilemez. Gıda takviye yolu ile alınan proteinler olmadan da, beden protein üreterek amino asitlere ulaşamaz. Hücrelerimiz birtakım esansiyel olmayan amino asitleri üretebilir fakat hayat fonksiyonlarımızı yani vücudumuzun oluşturduğu hayati önem taşıyan asli amino asitleri (EAA) üretemez.

Sağlıklı bir yaşam için her iki tip amino aside de vücudumuzun ihtiyacı bulunmaktadır. Dengeli beslenme ile desteklenmiş gıda takviyeleri, yeteri kadar protein ve amino asit almamıza yardımcı olacaklardır.

1 Yorum

  1. sporcuların kendilerini korumaları ve formlarını kaybetmemeleri için sağlıklı beslenmeleri gerekiyor. bu tür ek takviyelerin kullanılmasından sa diyetisyen desteği ile sağlıklı beslenme daha iyi olur diye düşünüyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here