Devils junk-food chasing fat people.Barriers of fat people.Weight loss info-graphic.Who people are dieting,Often tempted by junk food. Illustration for advertise healthy lifestyle.Graphic and EPS 10.

Kilo verme konusu sizce tarihte her zaman problem olmuş mudur? Bu konuya provitanya editörü olarak kısaca bakmaya çalışacağım ve neden kilo veremediğinizi size anlatmaya çalışacağım.

Kilo Verme Neden Bu Kadar Zor?

Şehir yaşamının artması, artan stres beslenme bozuklukları, hareketsizlik…… Bu standart kelimeleri her zaman duyuyoruz. Evet bu görüşler sonuna kadar doğru, ama yapılan bir hata var, bunlar tek başına kilo alımı sağlar ve kilo vermemizi engeller mi? Hayır sağlamaz, hayır engellemez. Kilo alımı konusu aile yaşamından başlar ve ömür boyu devam eder, bu durumun aksini çıkarabilecek istisnalar olabilir. Dünyaya geldiğiniz ve ailenizin üyesi olduğunuz günden sonra, aileniz bireyleri beslenme konusunda ne kadar bilgili ve hassas ise sizde zamanla o şekilde davranmaya çalışırsınız. –Ye olum, ye kızım- tabirleri çok fazlaysa ve arkanızdan ayrılmayan değerli ebeveynleriniz varsa kilo alımının ilk temeli buralarda atılmaya başlanır.. Ailelerimiz o kadar değerli ve sevecendir ki bizim yememizi ve güçlenmemizi isterler. Bu doğrudur. Fakat burada yapılan hata yedirilen çocuğu harekete yönlendirmemektir. Beraber egzersiz yapmaya götürülüp -koş oğlum,koş kızım- tabirleri de sık sık duyulsa yükselen obezite ve sağlık sorunları yerine, azalan sağlık problemleri haberleri ve ülkemiz insanlarının ömürlerinin uzadığı haberlerini alırdık.

Atılan bu temeller sağlamsa ve devam eden yaşamınızda bir türlü harekete geçmemişseniz sonuç kilolu olan kişiler ve kilo verme yolları arayan bireylerdir. Ağaç yaşken eğilir atasözü bu durumu en iyi şekilde anlatan ve açıklayandır. Erken yaşlarda egzersiz ve doğru beslenme unsurları ile eğitilen çocuk ileride fazla kilo veya obezite riski ile karşı karşıya kalmaz, fit ve sağlıklı olur.

Burada öne çıkan önemli konu ise, çocukluk esnasında yağ hücrelerinin bölünerek çoğalabilmesi 2-3 kat artış göstermesi, fakat gelişmiş insanda sadece büyüyebilmesidir. Çocukluğu esnasında yağ hücresi sayısı artan kişi ilerleyen yaşlarda ne kadar uğraşsa da kilo verme konusunda zorluk yaşamaktadır. Bunun sebebi ise kilo verme esnasında yağ hücrelerinden salgılanan leptin hormonunun azalmasıdır. Leptin hormonu hücrede bulunan yağ miktarı ile ve yağ hücre sayısı ile orantılıdır. Ne kadar çok yağlanırsanız hormon artar ve zayıflamaya başlayınca düşen bu hormon sayesinde hızla açlık hissi uyanır ve yemek yeme ihtiyacı hissedersiniz. Bu esnada doğru yiyecekleri seçerseniz kilo verme devam edecektir, fakat seçemezseniz devam etmeyecektir.

Kilo Verme Esnasında Mutsuzluk Hissi

Kilo verme konusunda genel manada problem yaşayan kişiler, tatlı ve rafine şekere duyarlı olan kişilerdir. Bu konunun içerisine, rafine olan bir sürü yiyecek maddesi girebilir. Bu tip beslenme düzenine alışkın olan kişiler, kilo verme denemeleri esnasında yedikleri bu maddelerden uzaklaşırlar. Bu maddelerin diğer bir özelliği ise seratonin (mutluluk hormonu) seviyesini etkileyebildiğidir. Çikolata ve pasta yerken yüzümüzün gülmesi bu duruma bir örnektir. Bu besinlerden ani uzaklaşma sonucunda seratonin seviyesinin düşmesi ile, karamsarlık, umutsuzluk baş gösterir. “Kilo verme” isteği biter anlamsız karmaşalara girilir ve sonuçta beslenme düzeni aniden bırakılarak, kilo almaya başlanır. Düşünce yapısında oluşan açlık ve özlem hissi ile daha fazla yenir ve verilen kilolar geri alınır. Diyet yapan insanların depresif halleri de bundan dolayıdır. Bu konunun üstesinden gelmenin en kolay yolu ise egzersiz yapmaktır. Yapılan iyi bir antrenman seratonin seviyesini yükselterek uyarıcı etki sağlar ve yukarıda oluşan olumsuz durumları ortadan kaldırır. Düzenli spor yapan insanların pozitif yaklaşım ve daha mutlu olmaları bu sebeptendir.

Kilo Vermeyi Vaat Eden Diyetler

Adı konmuş, bolca reklam yapılan her diyete karşı olsam da, bazı diyet şekillerinin kilo verme konusunda oldukça başarılı olduğunu söylemek sanırım doğru olacaktır. Fakat konu kilo vermekse, aç kalarak da kilo verebilirsiniz, ama diyet ve aç kalma yönteminin sağlığınıza vereceği zararları göz ardı etmemelisiniz. Gazete köşelerinde sık rastlanan karpuz,peynir,lahana vs diyetler öyle gelişi güzel uygulanabilecek şeyler değildir. Beslenme bozukluklarının artık, kalıcı hasarlar verdiği ve hücre yapısını bozduğunu çocuklar dahi biliyor, siz hala çocukluk edip bu diyetleri zorluyorsanız pes diyorum. Vücudunuzun etrafınızda yetişen gelişen bütün besinlere ihtiyacı vardır, büyüdüğümüz havaya suya göre yaradılıştan gereken besinler çevremizde vardır. O iklimin besinleri bize iyi gelecektir. Bundan dolayı yaşadığınız topraklarda bulunan doğal besinlerden bol bol tüketin. Bunun yanında vücudumuzun ihtiyacı olan o kadar çok besini diyet yaparak kesmek, üzücü sonuçlar doğurabilir.

Kilo Verme Konusunda Nasıl Başarılı Olacaksınız?

Çok basit; doğal beslen + hareket et , bu kadar kolay. Etrafımızda gördüğümüz doğal olarak yetişen besinlerde bizim ihtiyacımız olan her şey bulunmaktadır. Her şeyden yemelisiniz. Yağlardan da(sağlıklı yağlar), kuruyemişlerden de, meyve sebzelerden, et ve süt ürünlerinden de. Bu yediklerinizi ölçülü tuttuğunuz sürece egzersiz yapmadan bile kilo kontrolü yapabilirsiniz. Eğer her şeyden yemezseniz vücudunuza yararlı olan maddeleri alamazsınız ve enerjiniz düşey, sağlık sorunları yaşarsınız.  Tabi her şeyden derken, baklava, börek, bisküvi, hamur işleri vs vs abartılmamalıdır. Egzersizin önemini artık anlatmaktan yorulduğum için bu konuyu pas geçiyorum. Bu bahsettiğim iki konu hakkında, sağda ve solda bulunan e-kitapları indirip okuyabilirsiniz.

Tarihte Kilo Verme Konusu Bu Kadar Revaçta Mıydı?

Hayır değildi. Geçmiş zamanlarda insan yaşamlarına bakıldığında, obezite veya aşırı kilo pek yaygın değil, az rastlanan bir durumdu. Bu tip insanlar ise ya rahatsızlığı olan kişiler ya da ciddi manada beslenme bozukluğu olan kişilerdi. Neden olmadığını da kısaca açıklayalım; uzun yıllar önceye gittiğimizde insanlar sürekli hareket etmek zorundaydı, yürümek, iş yapmak, bir şeyler taşımak vs vs. bu durum doğal olarak yüksek kalori harcanmasına sebep olmaktaydı. Beslenme düzenlerine göz atıldığında ise doğal olarak yetişen besinlerin kullanıldığı görülmektedir. Doğal olarak kilo alımı olmadığı için kilo verme konusu da gündemde değildi. Bu tip hareketli ailelerde de çocukların kilo alaları pek rastlanan bir durum olmadığı için fazla kilo konusu yaygınlaşmamaktaydı.

Kilo Verme Konusunda Sonuç:

Bu konu üzerine kitaplar yazılıyor ve inanılmaz şekilde çok tavsiyeler veriliyor, bu yazıyı anlata anlata kitaba dönüştürmek mümkün, fakat sizin bu konuda yapmanız gereken şey çok basit, doğal olarak yetişen, hiçbir şekilde işlenmemiş gıdaları seçmek ve biraz egzersiz yapmak. Rafine ürünlerden uzak durun ve hareket edin bu size kilo verme konusunda yeterli olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here